Mekanik deha, sanatsal dehadan daha az anlaşılsa da, ikisi kesinlikle birbirine benzer.
"Buluşlar bilimin şiiri değil midir?" diye soruyordu, buhar makinesinin öncülerinden E. M. Bataille. "Bütün büyük buluşlar kendileriyle birlikte şiirsel bir düşüncenin silinmez damgasını taşırlar. Yaratmak için bir şair olmak gerekir."
Ne var ki, çoğumuz, örneğin Cezanne yaşamamış olsaydı bile, bir başkasının benzer resimleri yaratabileceği düşüncesine sert tepki göstereceğimiz halde, yeni bir teknolojinin ortaya çıkışının kaçınılmaz olduğu, en azından, gereksinimler tarafından belirlendiği düşüncesini kolayca kabul ederiz.
Ne ki, dirsekli kol ya da ortaçağdaki torna tezgahı gibi aletlerin birdenbire ve "gizemli" bir biçimde ortaya çıkışları gereksinimle açıklanamaz. Bu tür aletler bir bireyin yaratıcı düş gücündeki bir atılımın sonucudurlar. Bunlar, karmaşık mekanik ilişkiler hakkında şiirsel sezgisel kavrayışları olan, parlak, yaratıcı zihinlerin ürünleridir.
Torna tezgahının bu esrarengiz ortaya çıkışı, tam olarak, çağının mühendisinin sanatını benzersiz şekilde ortaya koyuşudur.
İlk Torna Tezgahlarından Biri
Torna tezgahının bu esrarengiz ortaya çıkışı, tam olarak, çağının mühendisinin sanatını benzersiz şekilde ortaya koyuşudur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder